Anksiyete (panik atak) normalde tehlikeli durumlarda kişinin kendisini korumasına yardımcıdır ve belirli hedeflere ulaşmak için zorlayıcı olmaktadır. Tehlikenin algılanması ile döğüş ya da kaç ilkesi uygulanır. Örneğin ısırmak amacıyla üzerine koşarak gelen bir köpeği gören kişide ilk tepki köpekten kaçmaktır. Köpeğin saldırısı tehlikelidir, bu saldırıya duyarsız kalmak kişinin yaralanmasına sebep olur. Bu tehlikeyi sezerek korkmak kişinin kendisini koruma mekanizmalarını harekete geçirmek açısından önemlidir. Benzer şekilde sınava girme kaygısı sayesinde sınavlara daha iyi hazırlanılır. İşinde başarısız olma kaygısı olan kişiler işini daha dikkatli yaparlar.
Panik atak aniden ortaya çıkan, şiddetli korku, yoğun kaygı, bunaltı karışımı bir nöbettir. Bu nöbet kişiye öylesine yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaşatır ki, kötü bir şey olacağı veya sonunun geldiğini, öleceğini hisseder. Bu korku fırtınasını yaşayan insan, doğal olarak ortamdan ve durumdan kaçma, uzaklaşma davranışı gösterir, bir an önce yardım alınabilecek bir sağlık kuruluşuna müracaat edilir. Çoğu kez de hastane, doktor gördüğünde kişide rahatlama olur ve nöbet geçebilir.
PANİK ATAK BELİRTİLERİ
Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama, kalbin yerinden fırlayacakmış gibi olması, göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar…
Terleme(sıcak -soğuk boşalımlar, bazen üşüme bazen alevlerin basması hissi)
Titreme, sarsılma, itilme hissi
Boğulma ve nefes alamama hali (boğazda düğümlenme veya bir yumru, tıkanma hissi)
Soluğun kesilmesi (derin nefes alma ihtiyacı, havanın yetmemesi gibi hisler)
Göğüste daralma, sıkışma, ağrı duyumsama
Bulantı, karında ağrı, şişkinlik, gaz oluşması, geğirti (bazen mideden başlayıp boğaza doğru yayılan kalkışma rahatsızlık hali)
Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma hali
Derealizasyon (gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanır, cisimler, küçülür her şey bulanıklaşır, ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma hali; sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişide kendisini hissedememe, algılayamama, kendisine yabancılaşma durumu oluşur)
Panik anında kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu (kendisine, çocuklara, çevreye zarar verme korkusu)
O esnada “yaşamım buraya kadarmış” duygususu, ölüm korkusu
Ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar, karıncalanmalar, diken diken olma halleri
Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları
AKUPUNKTURLA PANİK ATAK TEDAVİSİ
Akupunktur birçok psikiyatrik kökenli rahatsızlığın tedavisinde olduğu gibi panik atak hastalığının tedavisinde de çok başarılıdır. Akupunktur, panik atak hastalarında kuşku, korku ve endişe yönünde bozulan psikolojik dengeyi tekrar yerine getirir. Akupunktur, söz konusu etkiyi oluşturabilmek için vücuttaki bir takım kimyasalların kandaki seviyelerinde değişik yaparak vücudun mutluluk ve haz alma sisteminin parçası olan endorfin, seratonin gibi kimyasalların seviyesini arttırır. Yine akupunktur ile vücuda stressle baş etmesi ve endişe verici durumlardan kurtulmasını sağlayan kortizol maddesi salgılatılır.
Psikolojik sorunlar adını verdiğimiz stress, anksiete, fobi denilen uçak korkusu, sınav korkusu, yükseklik korkusu, sahne korkusu, böcek korkusu gibi durumlar, obsesyon denilen takıntılar, uyku sorunları, ruhsal huzursuzluk ve gerginlik, çevreyle uyumsuzluk durumları akupunktur tedavisine çok iyi yanıt vermektedirler.
Psikolojik durumlarda akupunkturun etkisini, bir müzik aletinin akord edilmesine benzetilebilir. Akordu iyi olan bir enstrümanın nağmeleri nasıl ahenkle çevreye neşe ve huzur veriyorsa, akupunktur yapılan bir hasta da ahenkli bir ruh haliyle çevresinde huzur ve mutluluk verebiliyor.
Hasta, başlangıçta ilk 10 seans boyunca gün aşırı gelir. 10 seans sonunda 7-10 gün ara verilir. Takip eden 3 hafta boyunca haftada 2 kez, takip eden 6 ay boyunca ayda 1 kez seanslara devam edilir. Hastalığın tekrarlamaması için yılda uygulanacak 1 ya da 2 seans yeterli olacaktır.